Domuz Gribi Hakkında

http://www.ajansurfa.com/resim/grip.jpg

DOMUZ GRİBİ NEDİR?

Domuz gribi, normalde domuzlarda görülen A tipi grip virüsünün yol açtığı bir solunum hastalığı olarak biliniyor ve bu hastalık hızla yayılabiliyor.

Domuz Gribi Belirtileri Nelerdir?

Ateş, öksürük ve boğaz ağrısı olduğunu söylüyor.

Domuz gribinin en önemli belirtilerinin üşüme ve titremeyle nükseden 38 derecenin üzerine çıkan yüksek ateş, göz çukurlarında da hissedilen şiddetli baş ağrısı, ileri derecede kas ve eklem ağrıları, bitkinlik şeklinde sıralanırken, soğuk algınlığından farklı olarak belirtilerin yavaş yavaş değil, birdenbire ortaya çıktığı ve daha fazla ateşlenmeye yol açtığı bildirildi.

Meksika’dan kaynaklanan domuz gribinin Amerika kıtasının ardından, dünyanın çeşitli yerlerindeki ve bu arada Avrupa’daki bazı ülkelerde de görülmesi, ”hastalık Türkiye’ye de sıçrar mı” sorusunu gündeme getirdi.

Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Klinik Bakteriyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Münir Büke, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hastalığın nasıl bulaştığını, belirtilerini ve korunma yollarını anlattı.

Prof. Dr. Büke, domuzların en önemli özelliğinin, kendi virüslerinin yanında insan ve kuş gribi virüslerini de barındırabilmesi olduğunu, bu rekombinasyonla yeni bir virüs oluştuğunu, insanların daha önce benzer bir virüsle karşılaşıp direnç kazanmadıkları için bu virüsün dünyada büyük bir tehlike oluşturduğunu ifade etti.

Şu an için Türkiye’de herhangi bir tehlikenin bulunup bulunmadığının sorulması üzerine Prof. Dr. Büke, şunları dile getirdi:

”Eğer mayıs ayını atlatabilirsek, o zaman Türkiye için tehlike geçecek veya az bir zayiatla atlatılacaktır. Çünkü virüs enfeksiyonları kuzey yarım kürede eylül-ekim aylarından başlayarak mayıs ayı sonuna kadar ön plana çıkıyor. Virüsler ılıman, soğuk ve rutubetli ortamlarda daha fazla dayanıyor. Mayıs ayından sonra havalar iyice ısınacak; virüs güneş ışınlarının bol olduğu ortamlarda yaşayamayacağı için mekanik yollar dışındaki bulaşma koşulları önemli ölçüde azalacak.”

-HASTALIĞIN BELİRTİLERİ-

Prof. Dr. Büke, virüsün 2 ile 4 gün arasında kuluçka döneminin olduğunu, bu sürede herhangi bir belirtisinin gözlenmeyeceğini ifade ederek, ”mesela hava alanlarında hastalığa yönelik kontroller yapılıyor. Güzel bir uygulama, ama ilk 4 gün hiçbir belirti göstermediği unutulmamalı. Şüpheli kişileri en azından 3-4 gün gözlem altında tutmakta yarar var” diye konuştu.

Hastalığın 4 temel belirtisinin olduğunu dile getiren Prof. Dr. Büke, bu belirtileri şöyle sıraladı:

”En önemli özelliği, üşüme ve titremeyle nükseden 38 derecenin üzerine çıkan yüksek ateş. Diğer belirtileri göz çukurlarında da hissedilen şiddetli baş ağrısı, ileri derecede kas ve eklem ağrıları, son olarak da bitkinlik. Bu arada öksürük ve burun tıkanıklığı da görülebilir. Bu belirtiler kuluçka döneminden hemen sonra yavaş yavaş değil, birdenbire başlar.

Soğuk algınlığıyla karıştırmamak gerekiyor. Soğuk algınlığı yavaş yavaş gelişir, ateş çok yüksek değildir, burun akıntısı ön plandadır. Kas ve eklem ağrıları olsa bile ileri derecede bitkinlik görülmez.”

-NASIL BULAŞIYOR?-

BİR HAPŞIRIK YETİYOR

‘Domuz gribinin mikroorganizmadaki değişime bağlı olarak ortaya yeni bir formu (influenza tip A H1N1) çıktı. Solunum yolu ile özellikle yakın temas, öksürmek ve hapşırmak suretiyle insandan insana bulaşabilmektedir

Prof. Dr. Münir Büke, hastalığın en yaygın olarak solunum yollarıyla bulaştığına dikkati çekti.

Hasta insanların öksürük ve aksırığıyla havaya birçok damlacık saçıldığını, konuşurken 200-300, öksürürken 4 bin damlacığın havaya karıştığını kaydeden Prof. Dr. Büke, ”virüsü taşıyan kişi öksürüp hapşırırsa, 4 metreye kadar hiç temas etmeseniz bile size bulaşabiliyor. Havaya saçılan partiküller havada uzunca bir süre kalabiliyor ve bunların solunmasıyla solunum yoluyla kişiye geçiyor” şeklinde konuştu.

Bunun dışında öksürük ve hapşırık sırasında mikrobun göz mukozasına yerleşerek de hastalığın bulaştığını belirten Prof. Dr. Büke, ”yine eller, yakın temas çok önemli. Bu nedenle hasta kişilerin mutlaka izole edilmesi, toplu bulunulan yerlerden uzak durması, maske takması lazım. Mutlaka sık sık ellerin yıkanması gerekiyor” dedi.

Okullar, sinemalar, ulaşım araçları gibi topluca bulunulan yerlerde riskin daha fazla olduğuna işaret eden Prof. Dr. Büke, ”bütün vatandaşlarımız sık sık el ve yüz yıkamayı bu dönemde daha fazla önemsemeli. Öpüşmeye, tokalaşmaya biraz ara vermeliyiz. Hastalık bulaştırma bilinciyle, hastaların, öksüren kişilerin maske takması, öksürüp aksırırken mendil kullanmanın alışkanlık haline getirilmesi lazım” diye konuştu.

Prof. Dr. Büke, Türkiye’de gerekli önlemlerin olabildiğince alındığını, Sağlık Bakanlığının bu konuda ”uyanık” davrandığını söyledi.

-HASTALIĞIN TEDAVİSİ MÜMKÜN-

Domuz gribine yakalanan kişilerin tedavisinin mümkün olup olmadığının sorulması üzerine, Münir Büke şunları anlattı:

”Bereket; kuş gribi virüsleri dışında tedavisi var. Virüsü almış kişilerde ilk 36 saat içinde tamiflu veya muadili ilaç 5 gün süreyle sabah akşam kullanılabilir, ya da hastalığın görüldüğü yerlerde bulunulduğunda, koruyucu ilaçlar alınabilir. Ama bunlar ithal olduğu için pahalı ilaçlar, herkesin kullanmasına imkan yok. 65 yaş üzerindekilere, kalp akciğer rahatsızlığı, astımı olanlara, romatizmal hastalıklar nedeniyle kortizon kullananlara, kanser tedavisi görenlere, küçük çocuklara öncelik tanımalıyız.”

Gribe yol açan virüslerin sürekli değişkenlik gösterdiğini, domuz gribindeki gibi genetik değişkenlikler gösterdiğinde ortaya yepyeni bir virüsün çıktığını dile getiren Prof. Dr. Büke, bu yüzden koruyucu antikorların bulunmadığını, yani şu an için aşısının geliştirilemediğini ifade etti.

-”YÜKSEK ATEŞ, VİRÜSLERİN ÖLÜMÜNE YOL AÇIYOR”-

Prof. Dr. Büke, hastalıkla birlikte ortaya çıkan yüksek ateşi düşürmeye çalışmamak gerektiğinin altını çizerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

”65 yaş üzerindeki kalp akciğer rahatsızlığı olan kişilerde, küçük çocuklarda, hamile kadınlarda ateşi düşürelim. Ama sağlıklı olup grip olanlarda ateşi düşürmememiz lazım. Ateş insana rahatsızlık veriyor, metabolizmayı hızlandırıyor, kalp atışlarını artırıyor, ama bunun yanında virüslerin ölümüne yol açıyor ve vücudun direncinde önemli işlev görüyor, bir çeşit savunma mekanizması gibi işliyor. Vücut 41 dereceye kadar dayanır, 4 saat kadar 42 dereceye dayanır. Mesela ben grip olduğumda ateşimi daha da yükseltirim ve 5-6 saat içinde bu iş biter. Eskilerin hastayı ”terletme” metodunun mantığı da budur zaten.

Bu nedenle parasetamol dediğimiz ateş düşürücüleri kullanmamak gerekiyor, ateş düşürülecekse fiziki yöntemleri kullanmak daha iyi. Çünkü parasetamol içeren ilaçlar virüslere karşı antikor oluşumunu engelliyor ve virüslerin çoğalmasını sağlayarak hastalığın tedavi sürecinin uzamasına yol açıyor.”

İNSANA BULAŞIR MI?

Domuz gribi domuzdan insana ve insandan insana bulaşabiliyor. Virüse karşı insanın doğal bağışıklığı bulunmuyor.

Bu nedenle Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), hastalığın kontrolden çıkmak üzere olan geniş çaplı salgın olabileceği uyarısında bulunuyor.

DOMUZ ETİ YİYENLER DOMUZ GRİBİNE YAKALANIR MI?

Domuz etinin yenmesiyle domuz gribi virüsü bulaşmıyor. Virüs solunum yoluyla bulaşıyor.

BU, DOMUZLARDA YENİ GRİP TÜRÜ MÜ?

İnsanlardaki grip virüsü gibi, domuz gribi virüsü de domuzlarda sürekli değişim gösteriyor. Domuzların solunum yollarında domuz, insan ve kuş gribi virüslerine duyarlı alıcılar bulunuyor.

Dolayısıyla domuzlar, virüslerin eş zamanlı bulaşması halinde yeni grip virüslerinin ortaya çıkma ihtimalini artırıyor.

DSÖ’ye göre, Meksika’da ölümlere neden olan domuz gribi virüsü A/H1N1. Bu virüs insandan insana bulaşabiliyor. A/H1N1 virüsü, insan, domuz ve kuş gribi virüslerinin karışımından oluşuyor.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Meksika’da can alan domuz gribine karşı dünyada hiçbir yerin güvenli olmadığı uyarısında bulundu.

Örgütün iki numaralı ismi Keiji Fukuda, ”insanların çok hızlı biçimde dünyanın her yerine seyahat ettiği bir çağda virüsün yayılamayacağı hiçbir bölge yok” açıklamasında bulundu.

AŞISI VAR MI?

Domuzlara yapılan aşı bulunuyor, ancak insan için henüz aşı yok.

omuz, kuş ve insan grip virüslerinin birleşiminden oluşan yeni tipin insandan insana hızla geçebilmesi, endişeleri arttırıyor.

Meksika’dan dünyaya yayılan domuz gribi, sürekli değişme özelliğiyle uzmanları şaşırtıyor. Domuz, kuş ve insan grip virüslerinin birleşiminden oluşan yeni tipin insandan insana hızla geçebilmesi, endişeleri arttırıyor. Domuz gribi aslında normal bir solunum yolu hastalığı. Domuzlar da insanlar gibi grip hastalığına yakalanıyor. Hastalık bulaşıcı, ancak ölüm vakalarına ender rastlanıyor.

Peki, şu an gündemdeki domuz gribini bu kadar tehlikeli yapan ne?

Tüm grip virüsleri gibi domuz gribi virüsü de sürekli değişme özelliğine sahip.Domuza aynı zamanda hem domuz, hem kuş hem de insanlardan grip virüsleri bulaşması durumunda genler arasında bir etkileşim oluyor ve böylece ortaya yeni bir virüs tipi çıkıyor.

Yiyeceklerden bulaşmıyor

Amerikan salgın hastalıklarla mücadele dairesi, domuz gribi virüsünün yiyeceklerden bulaşmadığını belirtiyor. Ancak domuz gribi çok hızlı bir şekilde yayılabiliyor. Virüsler domuzdan doğrudan insana ya da insandan domuza bulaşabiliyor.

Alman Sağlık Bakanlığı’na bağlı Robert Koch Enstitüsü’nün Başkanı Jörg Hacker, domuz gribinin ciddiye alınması gerektiği uyarısında bulunuyor:”Durumu büyük endişeyle takip ediyoruz. Hastalığa yol açan, insanlarda, kanatlı hayvan ve domuzlarda görülen virüslerin bir bileşimi. Yani yeni bir çeşit ve bu virüsün insandan insana hızlı bir şekilde geçebildiğini görüyoruz. Çok endişe verici bir durum.”

‘Salgın potansiyeli var’

Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü Margaret Chan, yeni domuz gribi vakalarının bir salgına dönüşme potansiyeli taşıdığı uyarısında bulunarak, bu virüse karşı bağışıklığın insanlarda henüz gelişmemiş olduğunu belirtti.

Tedaviye yanıt alınıyor

Şimdiye kadarki domuz gribi vakalarından, normalde gribe karşı daha zayıf olan çocuk ya da yaşlıların değil, daha çok genç, sağlıklı yetişkinlerin etkilenmiş olması da dikkat çekiyor.

Hacker, bunun nedenini henüz açıklayamadıklarını kaydediyor. Meksikalı yetkililerin, hastalığa yakalananların yüzde 60′ının tedaviye yanıt verdiğini ve durumlarının iyiye gittiğini açıklaması ise olumlu bir gelişme olarak görülüyor.

Robert Koch Enstitüsü Başkanı Jörg Hacker şunları söylüyor: “Enfeksiyonun tedavi edilebiliyor olması iyi bir haber. Normal grip vakalarının tedavisinde kullanılan ilaçlar, Amerikalı meslektaşlarımızdan bildiğimiz kadarıyla, etkili oluyor. Nörominidaz inhibitörleri olarak adlandırılan alt grubun etkili olduğu görülüyor. İkinci bir nokta, ABD ve Kanada’da hastalığın seyrinin Meksika’dakinden daha yumuşak olması.”

Ellere dikkat!

Mevcut virüsün değişime uğrayarak tedavi edilemez hale gelmesi ise en büyük endişe kaynağı.Hacker, virüslerin değişime uğraması olasılığının göz ardı edilemeyeceğini, bu konuda beklemekten başka yapacak bir şey olmadığını belirtiyor. Virüse karşı korunmada en önemli yöntem hijyen.Ellerin temizliği büyük önem taşıyor. Virüsün öksürme, hapşırma, yakın mesafede konuşma gibi hava yoluyla bulaştığı da bilinmeli. Ateşin 38 derecenin üzerine çıkması, şiddetli öksürük, eklem ağrıları, iştahsızlık gibi belirtiler görüldüğünde derhal doktora başvurmalı.”

Domuz gribi salgınından etkilenen ülkelerle ilgili son durum şöyle:

Ülkeler Ölü sayısı Kesinleşen vaka sayısı Şüpheli vaka sayısı
Meksika 152 18 1600
ABD 0 51 0
Kanada 0 6 27
İspanya 0 1 26
Avustralya 0 0 19
Yeni Zelanda 0 11 21
İsveç 0 0 5
İngiltere 0 2 0
Almanya 0 3
İsrail 0 1 3
Fransa 0 0 4
Norveç 0 0 1
Güney Kore 0 0 1

Fransa’da henüz domuz gribi vakası tespit edilmezken, İspanya’da bir, İskoçya’da 2 vaka doğrulandı.

Kaynak : Haber7.com, extrahaber.com, internethaber.com, milligazete.com

Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,

Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuz yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.

Yorumlar

YA BEN SİZE BİR SORU SORACAĞIM BEN SOĞUK ALGINLIĞINA YAKALANDIĞIM BURNUM HEMEN KIZARMAZ DI BANA BU DEFA KIZARDI VE ANİDEN HASTA OLDUN……NORMAL BİŞEY Mİ????LÜTFEN CEVAP VERİN…

bu gribin herçeşidine raslandı önce kuş girbi snra domuz oldu.ülkemize nasıl, nerden,hangi kaynaktan geliyor anlamış değilim görülen belirtiler herkesde olabiliyor aynısı bende de var bu gribi tam anlamıyla bu deil hiç mi araştırma yapılamaış ,böyle giderse bu grip her dakkikada kaç kişiye bulaşır..

resmi beğendim yzıı baska bi yerden bulmuştum ztn

Yorum Yazın

(gerekli)

(gerekli)